Bien Tasarımlarında Kadın Dokunuşu
Seramik ve vitrifiye, yaşam alanlarımızın vazgeçilmez bir öğesi haline geliyor. Şıklık ve kullanışlılık sağlayan bu ürünleri tasarımlar ve elbette tasarımcılar birbirinden ayırt edilir hale geliyor. Çevremizde görmeye alıştığımız bu ürünlerin aslında arka planında çok özenli bir hazırlık süreci ve büyük yatırımlar var, ve ağır sanayi olarak değerlendirilse de Türkiye’de artan kadın çalışan sayısına paralel olarak bu alanda da kadınlara büyük sorumluluklar veriliyor. Yeni koleksiyonları ve ödüllü tasarımlarıyla sektöre her sene yön veren Bien’in başarılarının perde arkasındaki kadınlar, çalışma ekiplerinde kadın üyelerin içgüdüleriyle tasarımları bir adım ileriye taşıdığını ifade ediyor.
Bien ürün geliştirme faaliyetlerinde toplam 40 kişilik güçlü bir kadro emek veriyor. Seramik ve vitrifiye ekipleri olarak ayrılan bu kadronun 10 kadın üyesi, profesyonel tecrübeleri ve kadın içgüdüleri ile katkıda bulunuyor. Bien’in genç ve hızla gelişen bir marka olduğunun ve yatırımlar ile giderek büyüdüğünün altını çizen bu yaratıcı kadınlar, üretimin başından itibaren Bien ailesinde olmanın aidiyet duygusunu arttırdığını ve ekip içinde kadın olmanın bir zorluk değil, ayrıcalık olduğunu belirtiyor. Seramik ve vitrifiye dünyasının doğasında gelişen ve değişen akımları takip etmek yatıyor. Bu gerekliliğin çalışma tempolarına yön verdiğini ifade eden Bien Karo Tasarım Şefi Emine Toku, “17 yıldır, yani en başından beri Bien ailesinin bir üyesiyim. Yaptığımız iş sürekli değişiklik gerektirdiği ve sıradanlıktan uzak olduğu için de büyük bir zevk ile çalışıyoruz. Tabii yapılan işlerin de beğenilmesi insanı daha da motive ediyor, daha da gururla çalışıyorsunuz. Bu anlamda çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum” diyerek düşüncelerini ifade ediyor. 18 kişilik bir ürün geliştirme ekibinin 9 kadın üyesinden biri olduğunu ifade eden Emine Toku, “Kadınların yaradılışlarında bir yaratıcılık ve ilham var. Bu yüzden ruhları daha ince, bakış açıları daha farklı, estetik algıları daha gelişmiş, bir takım olaylar karşısında daha olgun davranabiliyorsunuz, daha farklı bakabiliyorsunuz; nereye nasıl bakmanız gerektiğini biliyorsunuz. Çok başarılı erkek tasarımcılar olduğu gibi, bu anlamda kadınlar biraz daha şanslı” diyerek estetik ve dekorasyonun temeli olan bu sektörde kadın olmanın getirilerini özetliyor.
Bien Vitrifiye Ürün Geliştirme CADCAM Uzmanı Hülya Kanigür ise, 22 kişilik bir ürün geliştirme ekibinin tek kadın üyesi. 24 yıllık kariyeri boyunca ağır sanayi sektöründe çalışan Hülya Kanigür, Bien ailesine katıldığı döneme dönerek: “başından itibaren sürecin içinde olunca insan çalıştığı alanı ve ürünleri daha çok sahipleniyor ve bununla gururlanıyor, aidiyet duygusu daha da gelişiyor. Sıfır fabrikalarda biraz daha fazla koşmak gerekiyor. Ben hiç kadın olduğum için taşınamam diye düşünmedim. Tasarım özgür düşünebilmek ve hareket edebilmektir. Özgürlüğün peşinde gitmektir. Ben olmam gereken yerde olduğumu düşünüyorum. Ürün geliştirme benim için doğru kariyerdi her zaman. Şunu belirtebilirim ki, kadınların bir işe girerken erkek işi kadın işi diye ayırt etmemesi gerekir” diyerek başarılı bir kariyerin önünde kadın olmanın bir engel olmayacağını ortaya koyuyor.
Biri evli, biri bekâr olan iki yaratıcı ve başarılı kadının bir ortak noktası da özel hayat ve iş hayatı arasındaki denge kurulduğunda, yoğun iş temposunun aslında sorun olmaktan çıkıyor olması. Erkeklerin biraz daha realist baktıkları ve uygulanabilirliği ön plana çıkaran yaklaşımlarına kadınların estetik üzerine bakışı ve çıkarımları zenginlik katıyor. Emine Toku ve Hülya Kanigür’ün aynı fikirde olduğu başka bir konu ise çarpıcı bir noktayı ortaya koyuyor. İkisi de şimdiye kadar bu alan dışında başka bir meslek düşlemediklerini ifade ediyor. Emine Toku, insanın severek yaptığı işte başarılı olacağını ve başarının anahtarının çok çalışmak olduğunu söylerken, Hülya Kanigür, “Bir kadının istedikten sonra yapamayacağı hiçbir şey yok. Bu alanda çalışmak isteyen kadınlara benim önerim, hedeflerini belirleyip o yolda cinsiyetinden bağımsız olarak yürümeleridir. Toplum da giderek bu konuda gelişiyor. Çalıştığım tüm ekipler adına kendimi bu anlamda şanslı addedebilirim” ifadesiyle bu konuya açıklık getiriyor.
Dergisi