Aydınlatmanın Psikofizyolojik Etkileri
İnsan kendi çevresiyle irtibata geçmek için beş duyu organını kullanmaktadır:
1- Görme 2-Duyma 3-Koklama 4-Tat alma 5-Dokunma
Biz sadece görme, duyma ve koklama yolu ile bizim dışımızda olan bilgiyi elde edebiliriz. Bu duyu organları gurubu içerisinde görme duyusu diğerlerine göre insanın ihtiyaçlarına daha uygundur. O halde görme bilgilerinin derlenmesi yoğunluk ve kalite (keyfiyet) açısından çok önemlidir.
Işık
Her his özel bir fiziki enerjiye cevap vermektedir. Bu fiziksel uyarıcı ışığın görmedeki etkisi hakkındadır. Işık bir çeşit elektromanyetik enerjidir. Bu güneşten ve yıldızlardan yayılan bir enerji türüdür ve bizim gezegenimiz hep onun içinde dönmektedir.
Işık sadece elektromanyetik enerjisi değildir, x ışınları – radyo ve televizyon dalgaları da birer elektromanyetik enerji kaynağıdır.
Elektromanyetik dalgalar çok farklı dalga uzunluklarına sahiptirler. En kısa dalga türü olan kozmik ışından (Santimetrenin 4 trilyonda biri) en uzun radyo dalgalarına kadar (birkaç kilometre) geniş bir yelpazeden oluşur.
İnsan gözü bu yelpaze içerisinden yalnızca küçük bir kısmına duyarlıdır, yani dalga boyları yaklaşık 400 ve 700 nanometredir. Her bir nanometre bir metrenin milyarda biri olduğu için görülebilir enerji olan ışık, elektromanyetik spektrumun sadece küçük bir bölümünü oluşturmaktadır.
Görme : 1- Görme hissi
İnsandaki görme aracı yani göz, bir fotoğraf makinesi gibi çalışmaktadır ve onun işlevi nesnelerden yansıyan ışığı odaklamaktan ibarettir ki, odaklanan nesnenin görüntüsü ağda oluşabilsin. Ağ göz küresi arkasındaki ince bir tabakadır ve görevi ışık enerjisini elektrik titreşimlerine dönüştürmek ve beyne iletmektir. Bu titreşimlerin görsel olarak beyinde algılanmasından sonra insan tarafından kullanılmaktadır.
Görme : 2- Görsel algılama
İnsan gözünün işleyişi hakkında fotoğraf makinesi örneğini kullandık. Bildiğimiz gibi, kaliteli bir fotoğrafa sahip olabilmek için fotoğraf makinesi dışında, hedeflenen sahneye uygun (orantılı) ışığa da sahip olmamız gerekmektedir.
Işığın, fotoğrafın konusu ile orantılı olması, hislerin doğru bir şekilde fotoğrafa yansıtılmasında büyük önemi vardır..
Bilindiği üzere bir fotoğrafçı, fotoğraftaki gizli manayı yansıtabilmek için o fotoğrafta özel bir aydınlatmaya ihtiyaç duymaktadır.
Yine malumdur ki bir sinema yönetmeni hedefindeki hisleri, görüntü vasıtasıyla muhatabına aktarabilmek için ekran ile orantılı bir aydınlatmaya ihtiyaç duymaktadır.
Nasıl ki bir ressam duygularını aktarabilmek için renkler vasıtasıyla aydınlatma hissi oluşturmaya gereksinim duyuyorsa, insan da çevresinden edindiği bilgilerin %86 sını ışık vasıtası ile almaktadır. Dolayısı ile insan çevresi ile iletişiminde doğru bir aydınlatmaya ihtiyaç duymaktadır.
Gün içerisinde güneşin kusursuz ışığından yararlandığımızdan dolayı yapay aydınlatmaya daha az gereksinim duymaktayız. Fakat ev ve iş yerlerinde özellikle akşamları lamba ve ışık kaynakları vasıtasıyla yapılan yapay aydınlatma önemini göstermektedir.
Eğer güzel ve uygun bir aydınlatma yoluyla çevremizdeki görsel bilgileri iyi bir şekilde elde edersek etrafımızdaki olaylara doğru tepkiler ve cevaplar verebilir ve öncelikle kendi güvenliğimizi sağlayabilir sonrasında etrafımızda olup bitenlerden azami şekilde haberdar oluruz.
Aynı varsayımla; eğer zayıf ve orantısız (uygun olmayan) bir aydınlatma ile çevremizdeki görsel bilgileri doğru algılayamazsak, etrafımızdaki olaylara doğru ve zamanında tepkiler ve cevaplar veremeyiz ve olası tehdit ve tehlikelere maruz kalabiliriz. Ayrıca çalışmalarımızdan alacağımız randımanın yüzdesi de düşecektir. Randımanın ve yararın azalması mutsuzluğa ve doğal olarak stres oranının artmasına neden olacaktır. Biliyoruz ki stres insandaki tüm ruhi baskıların ana kaynağıdır. Yalnızca karanlık ve uygun ışıklandırılmamış bir sokaktan geçme düşüncesi bile içsel iltihabın artmasına neden olacaktır.
Böylelikle:
1- Uygun bir aydınlatma ile insanın çalışma ortamındaki performansının artması, bununla birlikte çalışma ve ticaret hayatında başarıya ulaşması, hayat standartları düzeyini ve kalitesini etkileyen önemli etkenlerdendir.
2- Doğru bir aydınlatmadan yararlanma, fiziksel güvenliği ve bununla birlikte ruhsal güvenliği artıracak ve insan yaşamını zorluklardan ve kazalardan uzak tutacaktır.
3-Yaşam alanlarında, kültürel ve sanatsal ortamlarda daha güçlü hissi temaslara ve insanın ruhsal rahatlığına neden olacaktır. Öyle ki ışık yolu ile bize ulaşan en önemli görsel bilgilerden birisi de başka insanların hayatı ve varlığıdır.
4-Çevremiz ile güçlü temas kurduğumuz bir ortamda, artan öz güven duygusu aynı zamanda. hayattaki planların neticeye ulaştırılması ve uygulanabilme becerisidir.
5-İnsan çevresini yeterince tanıdığında kendisi ve başkaları için refah, huzur, güvenlik, sevmek ve sevilmek ve kendine güven duygusu ile kendini daha fazla geliştirecektir.
Şayet bu makalede ışık ve aydınlatma hakkında fazlasıyla abarttığımızı düşünüyorsanız yukarıda da belirttiğimiz gibi, insanın çevresiyle gerçekleştirdiği temasın %86’sını görme duyusu dolayısı ile ışık sayesinde mümkündür.
Dergisi