Araplar ‘Osmanlı’ tarzı konut istiyor
Türkiye, yabancıya gayrimenkul satışından beklediği 10 milyar dolarlık gelir hedefine Osmanlı tarzıyla ilerliyor. Saray yaşantısından etkilenen Araplar, ihtişamlı mimariye yöneliyor.
Ortadoğu coğrafyasında yaşanan olaylar her ne kadar Türkiye gayrimenkul piyasasını etkilese de, bireysel alıcıların halen Türkiye’yi birçok Arap ülkesinden daha güvenli bulduğunu ifade eden Sia & Moore Mimarlık’ın sahibi Banu Altay, Türkiye’nin ideal bir ülke olduğunu düşünen Arapların, özellikle Türk dizilerinin etkisiyle, konutlarında Osmanlı tarzını benimsediğini ifade etti.Arap mimarisini, Osmanlı mimarisiyle buluşturduklarını anlatan Altay, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirliklerinde ‘saray’ esintili lüks konutların yoğun ilgi gördüğünü söyleyerek, “Aynı rüzgâr Türkiye’yi de etkiledi. Modern 21. Yüzyıl sarayları inşa ediyoruz” dedi.
Banu Altay, “Bizim Sia Moore olarak genel tarzımız Neoklasik ile Eklektik tarzın kombinasyonudur. Ancak proje hazırladığımız müşterilerin genel istekleri, yaşadıkları coğrafi bölge ve kültürlerine göre değişiklik gösteriyor” diye konuştu. Tasarımlarda, müşteri taleplerini kendi tasarımlarına göre harmanlayıp ahenk içinde sunmaya çalıştıklarını söyleyen Altay, genel olarak Türk İslam sanatı geometrik motiflerini mekânlarda yoğun olarak kullandıklarını vurguladı.
Kaddafi’ye konut tasarladı
Geçtiğimiz aralık ayında Dubai’de ofis açtıklarını söyleyen Banu Altay, şunları dile getirdi: “Pazara giremeyen nice büyük Türk firmalarına kıyasla, bölgenin bir kadına gösterdiği tüm olumsuz çalışma şartlarına rağmen Beydağı-Sirte ve Bingazi şehirlerinde Muammer Kaddafi’ye ait toplam 14 villanın mimari ve iç mimari tasarımlarını yaptık. Kuzey Irak’ta, Erbil ve Süleymaniye’de cesaretle çalıştık.”
Katar Emiri El Tani Ailesi’ne ait malikanelerin ve sarayların, mimari ve iç mimari tasarımlarını tamamladıklarını söyleyen Altay, “Uygulamaya geçtik. Yine Katar’da bir ofis projesinde yer alan yaklaşık 50 bin adet swarovski taşla, tamamen el işçiliği ile işlenmiş panoramik Katar sülieti de dikkat çeken bir işimiz oldu” dedi.
Aliyev’e yazlık konut
Birçok ülke cumhurbaşkanlarının özel konutlarının yanı sıra farklı projeler içerisinde cumhurbaşkanlarının kullanacakları özel VIP alanlarının tasarımlarını yapan şirket, özellikle Polimeks firmasının Türkmenistan’da yaptığı projelerin iç mekân tasarımlarında yer alıyor. Cumhurbaşkanı Kurbankulu Verdimuhammedov’un kullanacağı sosyal mekânların tasarımları ve Azerbaycan’da Cumhurbaşkanı Aliyev Ailesi’ne ait yazlık konut tasarımı tamamlanmış projelerden bazıları olarak öne çıkıyor.
Boğaziçi Yalısı’na uluslararası ödül
Banu Altay, 2013 yılında, Sinpaş Bosphorus City projesi dahilinde 600 metrekare alana sahip, 3 katlı Boğaziçi Yalısı’nın iç mekân konsept tasarımıyla International Property Awards 2013’de Highly Commended Interior Design Private Residence ödülünü kazandıklarını söyledi. Projedeki tüm ayrıntıları ince ince detaylandırdıklarını anlatan Altay, “El işçiliği özellikle tercih edilmiş olup, hat sanatı, kalem işlerinin yanı sıra kullandığımız Hint ipekleri kumaşlar ve halılar ile el dokuması perdeler, günümüz Osmanlı yaşam kültürünü yansıtmaya çalıştık” dedi.
‘İnşaat sektörü bu tip krizlerle baş edebilir'
Hafele Ana Sponsorluğunda gerçekleşen 2. İnşaat ve Konut Konferansı’nda konuşan İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım, tahmini olarak 2013’ün ilk yarısında gerçekleşen 1,5 trilyon liralık Cari Fiyatlarla Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın 290,8 milyarlık kısmını yani yüzde 19,13’ün üçünü inşaat, gayrimenkul kiralama ve konut sahipliğinin oluşturduğunu belirtti.
Türkiye ekonomisinin can damarı olan inşaat sektörünün 1999 depremi 2001 mali krizini ve 2008 uluslararası krizi atlattığını dile getiren Durbakayım, “Yani oldukça deneyimli ve kırılgan bir yapıya sahip değil. Bu nedenle Aralık 2013’te başlayan ve etkisini döviz piyasasında sürdüren kriz, inşaat ve gayrimenkul sektörünü yerle bir edecek türden değil” diye ifade etti.
Durbakayım, sektörün iç dinamiklerinin kısa vadeli olduğu düşünülen bu krizi de atlatacağının altını çizdi.
‘Destek şart’
Durbakayım, “Ancak inşaat sektörünün sürdürülebilir büyümesi ve bu tip krizlerle baş edebilmesi için desteğe ihtiyaç vardır” dedi.
Zam kaçınılmaz
Nazmi Durbakayım, “Özellikle temeli sağlam bir sektör yapısı, bizim için ilk şart. Geçtiğimiz yıl iki önemli kanun, bu konuda umutlarımızı arttırdı. İlki tüketici koruma kanunu ile haksız rekabetin önüne geçilmesi adına somut bir adım atıldı. Bir diğerinde ise yeni imar yasası ile projelere çeki düzen geldi” diye belirtti.
Geçtiğimiz yıl yapılması gereken fiyat zamlarını sübvanse eden sektörün gücünün bunun da üstesinden geleceğini vurgulayan Durbakayım, şöyle konuştu: “Aralık 2013’e kadar enflasyon ve döviz kurundaki rutin artışa bağlı olarak yapılması gereken konut zamları, inşaat firmaları tarafından sübvanse edildi. Geçmiş yılı daha iyi kapatmak adına konut fiyatlarına zam yapılmadı ve kâr marjları aşağıya çekildi. Ertelenen bu zamların, 2014’te yüzde 8 ila 10 arasında fiyatlara yansıması bekleniyordu. Ancak özellikle dolar kurunun 2 TL’yi aşması ve yüzde 20’nin üzerinde değer kazanması, bu hesapları alt üst etti.
Dolayısıyla 2014’te sektörde beklenen yüzde 8-10 oranındaki fiyat artışlarına ekstradan 5 puan daha eklendi. Bundan sonraki süreçte yeni fiyatların en az yüzde 15 artışla tüketiciye yansıması kaçınılmaz oldu.”