Gayrimenkul sektörü, değişen ekonomik koşullar ve dönüşen yatırımcı beklentileriyle yeni bir döneme giriyor. NOVO Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aytuğ Dikbaşer ile gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide; 2026 yılının sektör açısından değerlendirmesini, erişilebilir konut üretimini, teknoloji odaklı dönüşümü ve 2027’ye yönelik büyüme hedeflerini ele alıyoruz. NOVO’nun “Hepimizin Evi Olsun” vizyonu doğrultusunda şekillenen yatırım stratejisini ve sektörün geleceğine dair öngörülerini keşfediyoruz.
*Öncelikle NOVO Şirketler Grubu açısından 2026 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz? Şirketin büyüme performansı, hayata geçirdiğiniz projeler ve yıl içinde belirlediğiniz hedefler açısından nasıl bir tablo ortaya çıktı?
NOVO Şirketler Grubu olarak 2026, piyasadaki zorlu dinamiklere rağmen "Hepimizin Evi Olsun" vizyonumuz doğrultusunda hedeflerimizi sağlam adımlarla gerçekleştirdiğimiz, stratejik büyüme kaydettiğimiz bir yıl oldu. Özellikle erişilebilir gayrimenkul geliştirme hedefimizle yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürdük. İzmir, Kocaeli, Yalova ve Çanakkale gibi potansiyeli yüksek bölgelerdeki projelerimizde önemli ilerlemeler kaydederken, Karadağ'daki yatırımlarımızla global arenadaki varlığımızı pekiştirdik. Kocaeli özelinde de oldukça heyecan verici yeni bir proje hedefi belirledik ve bu yöndeki fizibilite ve konsept çalışmalarımıza odaklandık. Genel tabloya baktığımızda hem yurt içi hem de yurt dışı operasyonlarımızda sürdürülebilir bir büyüme ivmesi yakaladığımızı rahatlıkla söyleyebilirim.
*2026’nın son çeyreğine girerken Türkiye gayrimenkul piyasasının genel görünümünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Konut fiyatları, satışlar ve yatırımcı iştahı açısından önümüzdeki dönemde nasıl bir tablo bekliyorsunuz?
Sektörümüz son birkaç yıldır enflasyon, artan maliyetler ve finansmana erişim zorlukları nedeniyle bir dengelenme süreci yaşıyor. 2026'nın son çeyreğinde konut fiyatlarında reel bazda daha stabil bir seyir gözlemliyoruz. Ancak yatırımcı iştahının kaybolduğunu söylemek doğru olmaz; sadece şekil değiştirdi ve "bekle-gör" politikasına dönüştü. İhtiyaç odaklı alımlar devam ederken, yatırım amaçlı alıcılar doğru fırsatı ve doğru finansman koşullarını kolluyor. Önümüzdeki dönemde arz sıkıntısının fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturma potansiyeli devam ediyor.
*Son dönemde konut fiyatları ile vatandaşın alım gücü arasındaki makas sektörün en önemli gündemlerinden biri. Sizce 2026’da gayrimenkulde erişilebilirlik sorununun çözümü için hangi adımlar öne çıkıyor?
Erişilebilirlik sorunu sadece sektörümüzün değil, Türkiye'nin en temel sosyo-ekonomik gündemlerinden biri. "Hepimizin Evi Olsun" mottomuzu tam da bu soruna bir yanıt üretebilmek adına sahiplendik. Bu makasın daralması için birinci adım, arsa maliyetlerinin regüle edilmesi veya kamu-özel sektör iş birlikleriyle uygun maliyetli arsa üretiminin desteklenmesidir. İkinci adım ise alternatif finansman modellerinin, şirket içi uzun vadeli vadelendirme seçeneklerinin ve gayrimenkul yatırım fonları gibi tabana yayılan enstrümanların güçlendirilmesidir. NOVO olarak biz de geliştirici firma kimliğimizle hem uygun fiyatlı konut üretme misyonu üstleniyor hem de alıcılarımıza kendi bünyemizde sunduğumuz esnek ödeme planlarıyla bu makası daraltmaya gayret ediyoruz.
*Faiz ve finansman koşulları gayrimenkul talebini doğrudan etkiliyor. Önümüzdeki dönemde finansmana erişimin kolaylaşması halinde ertelenmiş konut talebinin ne ölçüde piyasaya dönmesini bekliyorsunuz?
Gayrimenkul sektöründe şu an ciddi bir "ertelenmiş talep" biriktiğini gözlemliyoruz. Finansmana erişimin zor olması ve kredi faizlerinin yüksekliği, alıcıları zorunlu olarak beklemeye itti. Faiz oranlarında yaşanacak olası bir geri çekilme, tıpkı geçmiş yıllarda gördüğümüz gibi, bu birikmiş talebin hızla ve güçlü bir şekilde piyasaya dönmesini sağlayacaktır. Bu durumun gerçekleşmesi halinde, mevcut arz yetersizliği sebebiyle fiyatlarda hızlı bir yukarı yönlü hareketlenme yaşanması kaçınılmazdır.
*Yüksek finansman maliyetleri ve mevduat getirileri gayrimenkul yatırım kararlarını nasıl etkiliyor? Faizlerde olası bir gevşeme, konut talebinde ve fiyatlarda nasıl bir hareketlilik yaratabilir?
Şu anda yüksek mevduat getirileri, gayrimenkule yönelmesi muhtemel likiditenin bir kısmını bankalarda tutuyor. Bu durum gayrimenkul alım kararlarını bir süreliğine ötelese de, Türk yatırımcısının "toprağa ve tuğlaya" olan geleneksel güveni kaybolmuş değil. Mevduat getirilerinin enflasyon karşısında cazibesini yitirmeye başladığı veya faizlerde bir gevşeme sinyalinin alındığı ilk anda, o sermaye hızla güvenli liman olan gayrimenkule akacaktır. Bu da hem konut talebinde ciddi bir sıçrama hem de stokların erimesiyle birlikte fiyatlarda yukarı yönlü bir ivme yaratacaktır. Akıllı yatırımcı, faizlerin düşmesini beklemeden mevcut stabil fiyatlardan alım yapan yatırımcıdır.
*İstanbul gibi büyük şehirlerde yatırım maliyetleri yükselirken, Çanakkale, Yalova, Kocaeli gibi gelişme potansiyeli yüksek bölgeler öne çıkıyor. Sizce önümüzdeki dönemin yeni gayrimenkul yatırım merkezleri hangi bölgeler olacak?
İstanbul her zaman bir cazibe merkezi olmaya devam edecek; ancak maliyetlerin ulaştığı nokta, yatırımcıyı yüksek potansiyelli ve ulaşım altyapısı güçlenen çevre illere yöneltti. Yalova, Çanakkale, Kocaeli ve İzmir aksı, bu yeni dönemin tartışmasız yıldızlarıdır. Yeni köprüler, otoyollar ve uzaktan çalışma kültürünün yerleşmesiyle bu bölgeler artık "yazlık" veya "ikinci ev" olmaktan çıkıp birincil yaşam alanlarına dönüştü. NOVO Şirketler Grubu olarak biz de yatırımlarımızı yıllar öncesinden bu vizyonla İzmir, Yalova ve Çanakkale'de yoğunlaştırdık; şimdi de Kocaeli'de bu güçlü talebe yanıt verecek yeni bir proje hedefiyle ilerliyoruz. Bu vizyonla aynı şekilde çok yakında AB üyeliği kesinleşecek Karadağ projemizi de göz bebeğimiz olarak görüyoruz. AB üyesi bir ülkede oturum alma imkanı da sunan bu projede, topraktan alım fırsatını sunabilmiş olmak bize ayrıca gurur veriyor.
*Bugünün yatırımcısı artık yalnızca “ne kadar kazanırım?” diye bakmıyor; projenin güvenilirliği, sürdürülebilirliği ve gelecekteki yaşam kalitesi de önem kazanıyor. Gayrimenkulde değer yaratmanın kriterleri sizce nasıl değişiyor?
Çok haklısınız, yatırımcı profili ciddi bir evrim geçirdi. Eskiden sadece "lokasyon ve metrekare fiyatı" üzerinden yapılan değerlendirmeler, bugün yerini geliştirici firmanın marka güvenilirliğine, projenin deprem güvenliğine, enerji verimliliğine ve sunduğu sosyal yaşama bıraktı. Yatırımcı artık sadece bir konut değil, "güvenli bir yaşam ekosistemi" satın alıyor. Kurumsal kimlik, şeffaflık ve satış sonrası hizmetler, gayrimenkulde kalıcı değer yaratmanın en temel kriterleri haline geldi. Biz bu noktadaki kaslarımıza çok güveniyoruz. Öncelikle seçtiğimiz bölgelerin gelişime açık olması en önemli kriterimiz. Deprem güvenliğine dair zemin etütleri konusunda çok önemli bilim insanlarıyla çalışarak ilerliyoruz. Bunların dışında alıcılarımıza iki haftalık periyotlarda projenin ilerleyişine dair ilettiğimiz özel bilgilendirme mesajlarımız ile güvenilirliğimizi pekiştiriyoruz. Türkiye’nin en güvenilir yapılarından olan Galatasaray Spor Kulübü’nün resmi sponsorlarından biri olarak kabul edilmemiz de bu ekosistemi destekleyen en güçlü yanlarımızdan biri.
*Fon yatırımlarında yaşanan son gelişmeler, gayrimenkul sektörünü nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz? Fonlarda hayal kırıklığı yaşayan yatırımcı rotasını gayrimenkul e çevirir mi?
Finansal fonlar ve sermaye piyasası araçları, doğaları gereği dönemsel olarak yüksek volatilite barındırır. Son dönemde bazı fon yatırımlarında yaşanan dalgalanmalar ve beklentilerin altında kalan getiriler, yatırımcıya gayrimenkulün "defansif ve korumacı" yapısını bir kez daha hatırlattı. Risk iştahı azalan, sermayesini enflasyona karşı korurken aynı zamanda gözle görülür, somut bir varlığa dayandırmak isteyen yatırımcının rotası her zaman gayrimenkule dönmüştür ve yine dönecektir.
*Teknoloji ve yapay zekâ gayrimenkul sektörünü dönüştürüyor. NOVO’nun da müşteri deneyiminde yapay zekâ ve robotik teknolojiler kullanmaya başlamasıyla birlikte, önümüzdeki 5 yılda gayrimenkul sektöründe nasıl bir dönüşüm öngörüyorsunuz? Yapay zekâ ve robotik teknolojiler satış, pazarlama ve müşteri deneyimini nasıl değiştirecek?
Önümüzdeki 5 yıl içinde teknoloji kullanımı sektörde lüks değil, hayatta kalma önkoşulu olacak. NOVO Şirketler Grubu olarak, müşteri deneyimini mükemmelleştirmek adına yapay zekâ ve robotik teknolojileri süreçlerimize entegre etmeye başladık. Türk üretimi Astra ismini verdiğimiz bir robot satış danışmanımız var. Burada hem Türk markaların birbirine olan desteği hem de teknolojiden beslenen bir yapı kurmanın altını çizmek istiyoruz.
Yakın gelecekte, yapay zekâ destekli analizler sayesinde yatırımcılara tam olarak ihtiyaçlarına ve bütçelerine uygun, kişiselleştirilmiş portföyler saniyeler içinde sunulacak. Robotik asistanlar ve sanal gerçeklik (VR) ile projeyi henüz temel aşamasındayken bile tüm detaylarıyla deneyimlemek, günün her saati kesintisiz hizmet almak standart hale gelecek. Pazarlama bütçeleri çok daha verimli yönetilirken, müşteri memnuniyeti maksimize edilecek.
*NOVO Şirketler Grubu açısından baktığımızda, önümüzdeki dönemin yatırım ve büyüme stratejisi nasıl şekillenecek? Yeni projeler, yeni lokasyonlar ve yurt dışı açılımı konusunda gündeminizde neler var?
Önümüzdeki dönemde büyüme stratejimiz, "doğru lokasyonda, doğru maliyetle, nitelikli yaşam alanları üretmek" üzerine kurulu. Yurt içinde İzmir, Kocaeli, Yalova ve Çanakkale projelerimizde operasyonlarımızı derinleştirirken, İstanbul’da da heyecanla üzerine çalıştığımız yeni proje hedefimizi hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Yurt dışı açılımımızda ise Karadağ (Montenegro) en önemli odak noktamız olmaya devam ederken farklı ülke alternatiflerine dair AR-GE çalışmalarımız da devam ediyor. Her noktada vizyonumuzu ve marka algımızı yeni yatırımlarla büyüteceğiz.
*2027’ye girerken sektör için en büyük fırsat ve en büyük risk sizce ne olacak? NOVO Şirketler Grubu bu yeni dönemde büyümesini hangi alanlarda sürdürecek?
2027 için en büyük risk, inşaat maliyetlerindeki küresel ve yerel dalgalanmaların öngörülebilirliği zorlaştırmasıdır. En büyük fırsat ise finansman koşullarında beklenen iyileşmeyle birlikte, uzun süredir bekleyen o devasa ertelenmiş talebin piyasaya girmesi olacak. Biz NOVO olarak, güçlü sermaye yapımız ve proaktif yönetim anlayışımızla riskleri minimize ederken, teknoloji odaklı müşteri deneyimi, erişilebilir fiyatlı konut üretimi ve katma değerli yurt dışı pazarları aracılığıyla büyümemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.