* Ekin Tükek, sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz? Kariyer yolculuğunuz nasıl başladı ve bugün bulunduğunuz noktaya gelirken sizi en çok şekillendiren deneyimler neler oldu?
Lisans eğitimimi Koç Üniversitesi Kimya Bölümü’nde tamamladım. Yüksek lisansımı Barcelona European University’de MBA programında yaptım. Türkiye’ye döndükten sonra Flokser Tekstil’de satın alma departmanında işe başladım. Flokser’de çalışırken aynı zamanda ikinci yüksek lisansımı Kadir Has Üniversitesi’nde Kurumsal İletişim üzerine yaptım. Sonra da İstanbul Üniversitesi’nde Kültürel Miras bölümünü bitirdim.
2010 yılından bu yana Flokser Tekstil ve Flokser Kimya bünyesinde satın alma, Ar-Ge, finans, yönetim sistemleri ve insan kaynakları gibi farklı iş birimlerinde çeşitli sorumluluklar üstlendim. Farklı fonksiyonlarda edindiğim bu çok yönlü deneyim, şirketin tüm dinamiklerini yakından tanımamı sağladı. Bugün Flokser Kimya’da CEO olarak görev yapıyorum.
* 2025 yılında Flokser Kimya tarihinin en yüksek üretim ve satış hacmine ulaşmasında en kritik faktörler nelerdi?
Geniş bir kullanım alanına sahip sistem çözümlerimizde bir önceki yıla göre çift haneli büyüme oranları yakalayarak güçlü bir performans ortaya koyduk. Üretimde yakaladığımız bu ivmeyi satış sonuçlarına da yansıttık ve Aralık 2025’te10 bin tonluk satış hacmine ulaşarak önemli bir kilometre taşını geride bıraktık.
Üretimimizdeki bu seviyeye ulaşılmasında; Ar-Ge yatırımlarımızın güçlendirilmesi, üretim altyapımızın teknolojik olarak yenilenmesi, dijitalleşme ve otomasyon uygulamalarının yaygınlaştırılması ile müşteri ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilen esnek üretim yapımız belirleyici rol oynadı. Bunun yanında tedarik zincirinde sağlanan çeviklik ve operasyonel esneklik de performansımızı destekleyen önemli unsurlar arasında yer aldı.
* Yapı, otomotiv, ayakkabı ve savunma gibi farklı sektörlerde aynı anda büyüme sağlamak nasıl mümkün oldu?
Farklı sektörlerde aynı anda büyüme sağlayabilmemizin temelinde güçlü Ar-Ge altyapımız, esnek üretim kabiliyetimiz ve çözüm odaklı müşteri yaklaşımımız bulunuyor. Poliüretan teknolojilerindeki uzmanlığımız sayesinde farklı sektörlerin ihtiyaçlarına özel yüksek katma değerli sistemler geliştirebiliyor ve bu teknolojik birikimi farklı uygulama alanlarına hızlı şekilde adapte edebiliyoruz.
Ayrıca faaliyet alanlarımızı bilinçli şekilde çeşitlendirmiş olmamız, küresel ve bölgesel dalgalanmalara karşı daha dengeli bir büyüme yapısı oluşturmamıza katkı sağlıyor. Sürdürülebilirlik odaklı ürün geliştirme yaklaşımımız ve güçlü ihracat performansımız da bu büyümeyi destekleyen diğer önemli faktörler arasında yer alıyor.
* Bu büyümenin ne kadarı ihracat kaynaklı gerçekleşti? Hedef pazarlarınızda nasıl bir genişleme planlıyorsunuz?
Bugün itibarıyla ihracat gelirlerimizin toplam satışlarımız içindeki payı yaklaşık yüzde 38 seviyesinde bulunuyor. 2026 yılında bu oranı yüzde 45’e yükselterek uluslararası pazarlardaki büyümemizi daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz.
Mevcut pazarlardaki etkinliğimizi artırmanın yanı sıra marka bilinirliğimizi güçlendirmeye odaklanıyoruz. Stratejik olarak ABD, Güney Amerika ve Orta Asya gibi yeni pazarlarda daha aktif rol almayı planlıyoruz. Bu bölgelerde özellikle poliüretan bazlı yalıtım ve yapı kimyasalları alanında önemli bir büyüme potansiyeli görüyoruz. Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı ürünlere yönelik artan talep de bu genişleme planlarımızı destekliyor.
* Artan talebi karşılamak için üretim kapasitenizde nasıl bir dönüşüm gerçekleştirdiniz?
Verimlilik artışını sağlamak amacıyla, süreçlerimizi uçtan uca ele alan ve sürekli gelişimi esas alan bir üretim yaklaşımı benimsedik. Dijital takip sistemleri, yalın üretim uygulamaları ve nitelikli insan kaynağına yaptığımız yatırımlar sayesinde üretim hızımızı artırırken kalite standartlarımızı da daha ileri bir seviyeye taşıdık.
Bu dönüşümün önemli adımlarından biri de Tarsus Organize Sanayi Bölgesi’nde planladığımız yeni üretim ve lojistik merkezi projesi. Bu yatırım hayata geçtiğinde üretim kapasitemizi önemli ölçüde artırarak artan talebe daha hızlı ve etkin cevap verebilecek bir altyapı oluşturmayı hedefliyoruz.
* 2026 ve sonrası için büyüme hedefleriniz nelerdir? Yeni yatırım planları gündemde mi?
2026 ve sonrasında büyüme stratejimizin merkezinde ileri teknolojiye dayalı üretim yatırımları, sürdürülebilir ve yüksek performanslı poliüretan sistemlerin geliştirilmesi, yapı kimyasalları ürünlerindeki yatırımımız ve ihracat pazarlarımızın genişletilmesi yer alıyor.
Bu doğrultuda Tarsus Organize Sanayi Bölgesi’nde 63 dönümlük arazimizde planladığımız üretim ve lojistik merkezi projesi, önümüzdeki dönemin en kritik ve stratejik adımlarından biri. Bu yatırımın devreye alınmasıyla birlikte hem üretim kapasitemizi hem de operasyonel kabiliyetlerimizi güçlendirerek global pazarlardaki rekabet gücümüzü artırmayı hedefliyoruz.
Bunun yanı sıra Ar-Ge merkezimizde geliştirdiğimiz inovatif çözümlerle farklı sektörlerin hızla değişen ihtiyaçlarına daha çevik ve etkili şekilde yanıt vermeye devam edeceğiz. Amacımız, sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızı koruyarak uluslararası ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmak.