*Şirketinizin kuruluş hikayesinden ve bugüne kadar olan gelişim sürecinden bahseder misiniz?
Standart Cıvata (STD), bağlantı elemanları, hırdavat ve özel ürünler sektöründe ticaret odaklı faaliyet gösteren, Norm Holding çatısı altında yer alan güçlü bir marka. 1982 yılında başlayan faaliyetlerimizi bugün inşaat, tarım, otomotiv, beyaz eşya, enerji, mobilya, pvc, solar, telekomünikasyon, maden, denizcilik, makine gibi birçok sektörden yaklaşık 2 bin müşteriye 23 kategoride 106 tip ürün tedarik ederek sürdürüyoruz. Ürün portföyümüzde cıvata, somun, vida, sac parçalar, sıcak dövme ürünleri ile birlikte rondela, dübel, paslan-maz bağlantı elemanları, özel bağlantı elemanları, hırdavat ürünleri yer alıyor. Bunların yanı sıra; müşterilerimizin tasarımlarına uygun olarak üretilen özel ürünlerimiz yer alıyor.
Yurt içinde İzmir, Manisa, Kocaeli ve Ankara’da bulunan, toplam 45.000 palet kapasitesine sahip ve yaklaşık 15.000 ton hazır stokumuz ile 67 ile ve 50’den fazla ülkeye ürünlerimizi ulaştırıyoruz.
Bu yıl içerisinde kurulumunu gerçekleştirdiğimiz Endüstriyel Çözümler departmanımızla birlikte, depo yönetimi ve sipariş yönetimi hizmet beklentisi olan müşterilerimize de yakın zamanda farklı bir platform üzerinden hizmet vermeyi hedefliyoruz.
* Süreçlerinizde hangi teknolojileri ve makineleri kullanıyorsunuz?
Bağlantı elemanları ticaretinde dijitalleşme ve otomasyon teknolojileri büyük bir dönüşüm yaratıyor. Gelişmiş depo yönetim sistemleri, barkod ve RFID tabanlı izlenebilirlik çözümleri, robotik istifleme ve otomatik ayıklama sistemleri, stok yönetimini daha hızlı ve hatasız hale getiriyor. E-ticaret ve B2B platformlarla entegre çalışan ERP sistemleri sayesinde siparişten teslimata kadar tüm süreçler daha şeffaf ve verimli yürütülüyor. Müşteri taleplerine daha hızlı yanıt verebilmek, kişiselleştirilmiş hizmet sunmak ve tedarik zincirinde sürdürülebilirliği sağlamak açısından bu teknolojiler büyük avantaj sağlıyor. Biz de bu dönüşümü yakından takip ediyor, dijital altyapımıza sürekli yatırım yaparak müşterilerimize her zaman en iyi deneyimi sunmaya odaklanıyoruz.
*Sektörde sizi diğer firmalardan ayıran en önemli özellik nedir?
Rekabetin oldukça yoğun olduğu bir sektördeyiz; ürün çeşitliliği, hizmet kalitesi ve tedarik hızı bu rekabette belirleyici unsurlar. Biz ise sadece ürün satmıyor, müşterilerimize değer katan hizmetler sunuyoruz. Dijitalleşmeye yaptığımız yatırımlar ve müşteri odaklı yaklaşımımızla farklılaşıyoruz. Depoların bulunduğu şehirlerde araç filolarımız ile ambar, kargo ve diğer dağıtım firmalarından aldığımız hizmetler ile lojistik operasyonlarımızı gerçekleştiriyoruz. Müşterilerimize doğrudan satış yanı sıra; home depo, kanban hizmetleri ve çözüm aracı ile yerinde uygulamalar sunuyoruz.
*İhracat yaptığınız ülkeler var mı? Varsa, dış pazardaki rekabeti nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu ağı yönetmenin temelinde güçlü bir planlama altyapısı, deneyimli bir ekip ve iş birliklerine dayalı bir yapı var. Lojistik süreçlerde en büyük zorluk, farklı ülkelerdeki regülasyonlar ve hızlı teslimat beklentileri. Ancak esnek operasyonel yapımız ve güçlü lojistik ağımızla bu zorlukların üstesinden geliyoruz.
2030 yılı için hedefimizi; ihracat yaptığımız ülke sayısını artırarak coğrafi yayılımımızı genişletmek olarak tanımlayabilirim. Küresel çapta inşaat, otomotiv, enerji ve savunma sanayi gibi sektörlerdeki yatırımlar, bağlantı elemanları talebini artırıyor. Özellikle Orta Doğu ve Afrika’da ciddi bir büyüme gözlemliyoruz. Avrupa’da ise sürdürülebilir ürünlere olan talep artıyor.
Son dönemde küresel arenada yaşanan vergi savaşları yakın takibimizde. 2030 perspektifimizi şekillendirirken, bu gelişmeleri göz önünde bulundurarak hareket ediyoruz.
*Cıvata sektörünün Türkiye’deki genel durumunu ve geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Türkiye’nin bağlantı elemanları sektörü yaklaşık 250 bin çeşit ürünle yılda 1 milyon tona yakın üretim hacmine sahip. Yaklaşık 2,5 milyar dolarlık bir ticaret hacmi hedefleniyor. Avrupa’da üretimde ilk üçteyiz; bu da sektörün geldiği noktayı ve büyüme potansiyelini açıkça gösteriyor. Özellikle katma değerli ürün grupları ve hizmet odaklı ticaret yapıları ön plana çıkıyor.
* Yeni yatırımlarınız veya büyüme hedefleriniz nelerdir?
Önümüzdeki dönemde dijitalleşme ve veri analitiği yatırımlarımıza devam edeceğiz. Depo otomasyon sistemlerinden endüstriyel çözüm sistemlerimize kadar müşteri deneyimini iyileştirecek birçok projeyi hayata geçirmeyi planlıyoruz. Ayrıca, yapay zekâ destekli stok ve talep tahminleme çözümleri de radarımızda.
Müşterilerimizle en çok teması sağladığımız B2B platformumuz üzerinde bir dizi geliştirme projeleri yaparak, sektörde Türkiye’nin en gelişmiş B2B platformuna sahip olmayı hedefliyoruz.
En değerli yatırımın insana yapılan yatırım olduğuna inanıyoruz. Satış ekibimizi uzmanlık alanlarına ve ürün tiplerine göre yeniden yapılandırarak, iş ortaklarımıza daha çok temas eden ve onların gündelik ihtiyaçlarını daha verimli bir şekilde çözen yeni organizasyon yapısına geçtik. Bu organizasyonun devamında ise, 2025 yılı ikinci yarısından itibaren başlatacağımız yeni bir satış yönetimi sistematiği üzerinde çalışmalarımız devam ediyor.